İsim değiştirme, Türkiye’de sıkça gerçekleştirilen bir işlemdir. Aşağıda isim değişikliği sürecini tüm merak edilen detayları ile anlattık.
Temelde iki tür isim değişikliği söz konusudur. Birincisi e-devlet veya nüfus dairesi üzerinden basit harf hatalarını değiştirmektir. İkincisi ise tamamen farklı bir isim almak isteyen kişilerin başvurması gereken isim değiştirme davasıdır.
İsim Değiştirme Davası Nedir?
Kişilerin isim değişikliği için açtıkları hukuk davasına isim değiştirme davası denir. Bu dava 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenmiştir.
“Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebilir”
-TMK M.27
İsim değiştirme davası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382 hükmü gereğince çekişmesiz yargı işidir. Basit yargılama usulüne tabidir. Ancak bu davada bazı önemli şartların varlığı ve bunun ispatı gerekir. Basit yargılama usulüne tabi olması demek, sürecin hukuki detayları olmadığı anlamına gelmez. Bu davada önemli usul işlemleri söz konusu olur.
İsim Değişikliği Nasıl Yapılır?
İsim değişikliği 2 şekilde mümkündür. Bunlar; nüfus dairesinden veya e-devlet üzerinden isim değiştirme işlemi ve isim değiştirme davası yoluyla isim değiştirmedir.
Nüfus Dairesinden veya E-Devlet Üzerinden İsim Değiştirme
Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35 hükmü uyarınca; nüfus kaydında maddi bir hata varsa bu durumda dava açmaksızın değişiklik mümkündür. Yani kişi, isminde basit maddi bir hata varsa bu durumda dava açmasına gerek olmaksızın nüfusa yapılacak bir başvuru ile isim değişikliği yapabilir.
Nüfus dairesine başvuru yolu ile isim değiştirebilmek için kişinin isminde basit bir hata olmalı. Örneğin kişinin adı normalde Oğuz olması gerekirken kayıtlarda Uğuz olarak yer almıştır. Yahut Coşkun olması gereken isim Çoşgun olarak kaydedilmiştir. Bu tür hatalar nüfus dairesine başvurularak düzeltilebilir. Sadece düzeltme yapılır. Kişi bu başvuru ile bambaşka bir isim alamaz.
E- Devlet İsim Değişikliği: Nüfus dairesine başvuru yolu ile isim değiştirme süreci, 2021 yılında e-devlet sistemine taşınmıştı. Ancak bu imkan 2022 yılına kadar tanınmıştı. Bu sistemde de değişiklik için kişilerden elektronik imza yahut mobil imza sahibi olması bekleniyordu. 2024 yılında şuan artık e-devlet üzerinden isim değiştirme işlemi mümkün değildir.
Dava Yoluyla İsim Değiştirme
İsim değişikliği işleminin ikinci yolu dava açmaktır. İsim değiştirme davası ile kişi şunları yapabilir:
- İsmini bambaşka bir isimle değiştirebilir
- İki ismi varsa birini silebilir
- Halihazırdaki isminin yanına başka bir isim getirebilir
Bu işlemler nüfus dairesine yapılacak başvuru ile gerçekleşmez. Muhakkak dava açılmalıdır.

İsim Değiştirme Davası Nasıl Açılır?
İsim değiştirme davası, usulüne uygun şekilde hazırlanmış bir isim değiştirme dilekçesinin mahkemeye verilmesi ile açılır.
Bu davanın avukat tarafından açılması büyük önem arzeder. Çünkü davanın basit usul hataları nedeniyle reddedilmesi halinde tekrar açılması çok zordur. Nüfus davalarının ikinci kez açılmasında mahkeme çok sıkı şartların varlığını arar ve çoğu bu şartları sağlamak çok zordur.
İsim değiştirme dilekçesi, davanın nerede ve kime karşı açılacağı, şartları vb. unsurlar aşağıda yer almaktadır.
İsim Değiştirme Davası Kime Karşı Açılır?
İsim değiştirme davası davacının ikamet ettiği yerdeki nüfus müdürlüğüne karşı açılır. Davalı olarak yer alan nüfus müdürlüğüne mahkeme davayı ihbar eder. Nüfus müdürlüğü duruşmaya kimi zaman temsilci gönderir, kimi zaman göndermez.
İsim Değiştirme Dilekçesi
Aşağıda isim değiştirme dilekçesi örneği yer almaktadır. İsim değiştirme dilekçesi, önemli detaylara sahiptir. Uygulamada temel usul kuralları görmezden gelinerek, sözlü yargılamada hakimi ikna etme düşüncesi ile hazırlanan isim değiştirme dilekçeleri reddedilmektedir. Bu durum, davanın tekrar açılmasını oldukça zor hale getirir.
İnternet ortamında “isim değiştirme dilekçesi örneği” adı pek çok taslak hazır metinler vardır. Bunların çoğu, değişen mevzuatın şartlarını taşımayan ve somut olaydan uzak hazır taslaklardır. Bu dilekçelere göre hareket edilmesi durumunda telafisi güç bir durum oluşabilir. Bu nedenle muhakkak avukat yardımı almak gerekir.
Fikir olması açısından; isim değiştirme dilekçesi örneği olarak şu görsel incelenebilir;

İsim Değiştirme Şartları
İsim değiştirme davasının en önemli şartı, isim değişikliği için haklı bir nedenin olmasıdır. Aşağıda bu haklı nedenlere örnekler göstereceğiz. Ayrıca bu haklı nedenlerle ilgili emsal Yargıtay kararlarına yazmızın son kısmında yer verdik.
DİKKAT: İsim değiştirme davası açıldığında mahkeme ilk olarak kişinin ikamet ettiği yerdeki emniyet müdürlüğüne müzekkere yazarak bu kişinin aranan bir şahıs olup olmadığını sorar. Böyle bir durum varsa isim değişikliği talebi reddedilebilir. Ancak bu red nedeni haklı bir red nedeni değildir. Aşağıda emsal Yargıtay kararları kısmında yer verdiğimiz üzere Yargıtay bu konuda “değişiklik kararı kesinleştiğinde ilgili yerlere bildirileceğinden karışıklık çıkmayacağı” gerekçesiyle bu kararı bozmaktadır. Zira TMK m. 27/3 hükmü, ismin değişmesi ile kişisel durumun değişmeyeceğini hükme bağlamaktadır.
İsim Değişikliğinde Haklı Nedenler
İsim değiştirme dilekçesi, haklı nedenleri içermelidir. İsim değişikliğinde haklı neden olarak şu örnekleri sıralayabiliriz;
- Kişinin başka bir adı benimsemiş olması
- Çevresinde farklı bir isimle tanınıyor olması
- Kimlikteki isminin kötü bir mana içeriyor olması
- Kimlikteki isminin özel olarak toplumda kötü şöhrete sahip bir kişinin adı ile aynı olması
- Kişinin isminin telaffuzunun (söylenişinin) çok zor olması
- Kişinin isminin komik olması veya alay konusu ediliyor olması
- Kişinin vatandaşlığını değiştirmiş olması ve o ülke kültürüne uygun bir isim taşımak istemesi veya o ülke kültürüne aykırı bir ismi taşımak istememesi
- Kişinin dinini değiştirmiş olması ve o dine aykırı bir ismi taşımamak istemesi veya o dine uygun bir isim taşımak istemesi
Bu saydıklarımız yalnızca bazı haklı neden örnekleridir. Bunun haricinde isim değiştirme dilekçesine somut olaya uygun herhangi bir haklı neden eklenebilir. Ayrıca tek bir haklı nedene dayanmaktansa birden fazla haklı nedene dayanmak her zaman daha mantıklıdır.
İsim Değiştirme Davası Masrafları
2024 yılı isim değiştirme masrafı; başvurma harcı, peşin harç, gider avansı, vekalet harcı ve vekalet pulu toplam 3012 TL’dir. Masraf detaylarını şu görsel ile gösterebiliriz:

İsim değiştirme davası avukatlık ücreti, her yıl baro tarafından yeniden düzenlenerek yayımlanan tavsiye ücret tarifesine göre belirlenir. İstanbul 2 Nolu Baro tarafından yayımlanan tarifeye göre isim değiştirme davası avukatlık ücreti 25.000 TL’dir. Bu ücret avukatlar için tavsiye niteliğinde olup, somut olayın şartlarına göre artabileceği gibi azalabilir de.
İsim Değiştirme Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İsim değişikliğinde görevli mahkeme Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36/1-a hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kişinin ikamet ettiği yer mahkemesidir. Dolayısıyla isim değiştirme davası, kişinin yerleşim yerinin bağlı olduğu adliye asliye hukuk mahkemesinde açılır.
İSİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR
Yukarıda isim değişikliği süreci ve isim değiştirme dilekçesi ile ilgili süreci genel hatları ile izah ettik. Konu ile ilgili sık sorulan bazı soruları aşağıda yanıtlamakta yarar görüyoruz.
Mahkemeye Gitmeden İsim Değişikliği Olur mu?
Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 35 hükmü uyarınca; mahkemeye gitmeden isim değişikliği olmaz. Yalnızca basit maddi hataların düzeltilmesi için nüfus idaresine başvurulabilir.
E-Devletten İsim Değiştirilebilir mi?
E-devlet üzerinden sadece basit maddi hataların düzeltilmesi için başvuru yapmaya izin verilmekteydi. Normal isim değiştirme işlemine izin verilmemekteydi. Bu uygulama da 2022 yılı itibariyle sona erdirildi. 2024 yılında isim değiştirmek isteyen kişi dava açmalıdır.
İsim Değiştirme Davası Ne Kadar Sürer?
İsim değiştirme davası genellikle hızlı sonuçlanır. Son yıllarda nüfus idaresi de mahkeme kararını istinaf etmemektedir. Genel olarak dava açıldıktan 1-2 ay sonrasına duruşma tarihi verilmekte ve duruşmadan sonra ortalama 1 ay içerisinde tüm süreç tamamlanmaktadır. Eğer mahkeme isim değiştirme talebini reddederse, isim değiştirmek isteyen kişinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı vardır. Böyle bir durum olması durumunda istinaf süreci de aşağı yukarı 1 yıl sürmektedir.
İsim Değişikliği Duruşmasında Ne Olur?
İsim değişikliği duruşmasında mahkeme tanıkları dinler. Haklı nedenin varlığına ilişkin başkaca delil varsa bunları değerlendirir. İsmini değiştirmek isteyen kişiye de söz verir. Ekstra bir durum olmadığı sürece ilk veya ikinci duruşmada karar verir.
Kimlikte İsim Değiştirme Nasıl Olur?
Mahkeme isim değişikliği kararı verdikten sonra gerekçeli kararı hazırlar ve kararı taraflara tebliğ eder. 14 günlük süre içerisinde kararın istinaf edilmemesi ile birlikte karar kesinleşir. Bunun üzerine mahkeme isim değişikliğini nüfusa bildirir ve ilan eder. Bu bildirimden sonra kişi nüfusa başvurarak yeni kimliğini alır.
İsim Değiştirme Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
İsim değiştirme davasında görevli mahkeme, Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36/1-a hükmü gereği asliye hukuk mahkemesidir.
İsim Değiştirme Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?
İsim değiştirme davasında yetkili mahkeme, isim değişikliği isteyen kişinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Keyfi İsim Değiştirilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu m. 27 hükmü uyarınca isim değişikliğinde haklı neden aranır. Yani keyfi isim değiştirme olmaz. Ancak genel olarak mahkemelerin kabul ettiği haklı nedenlerden biri veya birkaçı ileri sürülüp ispat edilirse isim değişikliği olur.
Avukatsız İsim Değiştirme Mümkün mü?
İsim değişikliğinde avukat zorunluluğu yoktur. Ancak isim değiştirme gibi nüfus davaları, ikinci kez açması zor davalardır. Yani bir kere reddedilen davanın ikinci kez kabul edilme ihtimali düşüktür. Bu nedenle ilk açılan davada hata yapılmaması büyük önem taşır. Kişi için oldukça önemli olan isim değişikliğinde, süreci avukatsız takip etmek ciddi bir risktir. Bu nedenle avukat yardımı alınmalıdır.
İsim Değiştirme Davasında Vekaletname
İsim değiştirme davasında avukata verilecek vekaletname muhakkak özel yetki içermelidir. Vekaletnamede; isim değiştirme davası açmaya, takibe, neticelendirmeye ve bu davanın her aşamasında temsile yönelik yetki verilmelidir. Genel vekaletname ile isim değişikliği olmaz. Zira isim, kişiye sıkı surette bağlı haklar arasında yer alır.
İsim Değişikliği İptal Edilebilir mi?
TMK m. 27/3 hükmü uyarınca, bir kişinin isminin değiştirilmesinden zarar gören diğer kişiler, bu değişikliği ve zararı öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde dava açarak isim değişikliği kararının kaldırılmasını talep edebilir. Ancak burada somut bir zarardan bahsedilmektedir.
Mahkeme İsim Değişikliği Kararı Verdikten Sonra Ne Yapılmalı?
Mahkeme isim değişikliği kararı verdikten sonra aşağı yukarı 1 ay içinde gerekçeli kararını hazırlar. Bu süreçte gerekçeli kararın hazırlanması beklenmelidir. Mahkeme gerekçeli kararı hazırlayınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi talep edilmelidir. Tebliğden itibaren 14 gün içinde tarafların kararı istinaf etmemesi ile birlikte karar kesinleşir. Bu aşamadan sonrasını mahkeme kendisi re’sen halleder. Mahkeme nüfusa bildirim yapınca yeni kimlik için nüfusa başvuru yapılır.
İsim Değiştirme Davasında İstinaf Süreci
Mahkeme isim değişikliği talebini reddederse davacı taraf kararı istinaf edebilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararı ve dosyayı inceler, haklı nedenin var olup olmadığı ve ispatlanıp ispatlanmadığını değerlendirir. Mahkeme isim değişikliği talebini kabul ettiğinde nüfus idaresinin kararı istinaf etme hakkı vardır ancak nüfus idaresi genellikle kararı istinafa taşımamaktadır.
İsim Değişikliği Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yukarıda isim değiştirme davasının detaylarından bahsettik ve merak edilen soruları yanıtladık. Bu davada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, mahkemenin haklı nedenin varlığı konusunda ikna edilmesidir. Ancak bu ikna konusu, afaki bir sözlü anlatımla yapılabilen bir şey değildir.
Burada önemli olan, emsal Yargıtay kararlarında yer alan unsurlara göre hareket ederek davanın zeminini doğru oluşturmaktır. Bu nedenle yapılacak en doğru şey, süreci avukat yardımı alarak takip etmek olacaktır.

İsim Değişikliği Emsal Yargıtay Kararları
İsim değiştirme davasında Yargıtay kararları genel olarak kişinin isim değişikliği hakkının sıkı surette kişiye bağlı bir hak olduğu, kişinin çevresinde farklı bir isimle tanındığının tanık anlatımları ile doğrulanması halinde talebin kabul edilmesi gerektiği yönündedir. Bununla ilgili bazı kararların özetlerine burada yer veriyoruz.
Daha Önce İsmini Değiştiren Kişinin Tekrar İsim Değiştirmek İstemesi
Davacı,… olan adının … olarak değiştirilmesini istemiş; mahkemece, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun Nüfus davaları kenar başlığını taşıyan 36. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendinde “aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” hükmüne yer verildiği, buna göre bir kişinin adına ilişkin kaydın ancak bir kez düzeltilebileceği, daha önce adı mahkeme kararı ile düzeltilmiş olan davacının adının ikinci kez düzeltilmesine karar verilmesi kanunen mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz etmiştir. Dosyadaki nüfus kaydına göre; 10.05.1985 doğumlu …ve … oğlu davacının, … 7. AHM’nin 1991/670 – 1991/824 sayılı kararı ile adı… iken… olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, isim değiştirme talebinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı incelenmeksizin, “birden fazla isim tashihi yapılamayacağı” gerekçesiyle istek reddedilmiştir. Mahkemenin ret kararı, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 36. maddesinin (1.) fıkrasının (b) bendinde yer alan “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” şeklindeki hükme dayanmakta olup, bu hüküm Anayasa Mahkemesinin 30.03.2012 tarihli 2011/34-48 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararı 06.10.2012 tarih 28433 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla, yürürlükten kalktığından; mahkemece işin esasıyla ilgili deliller toplanıp, incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, iptal edilmiş olan hükme dayanılarak davanın reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/6480 E., 2017/16416 K.)
Adli Sicil Kaydının Olması Nedeniyle İsim Değiştirme Talebinin Reddedilmesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının … olan adının Mehmet olarak düzeltilmesini istemiş; mahkemece, davacı tanık beyanlarının her türlü kuşkudan uzak ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacının ceza yargılamaları ve adli sicil kaydı dikkate alındığında TMK’nun 27. maddesinde sözü edilen haklı nedenin olmadığı, adının bitişik yazılması durumunda karışıklığa neden olduğu iddialarının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. TMK’nın 27. maddesinde; adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebileceği, adın değiştirildiğinin nüfus siciline kayıt ve ilan olunacağı, ad değişmekle kişisel durumun değişmeyeceği bu değişiklikten zarar görenin bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebileceği hükme bağlandığından, davacının adını değiştirme talebinin haklı nedene dayandığı, sabıkasının olmasının tek başına davanın reddi gerekçesi olmayacağı ve mahkemece, değişiklik kararı kesinleştiğinde ilgili yerlere bildirileceğinden karışıklık çıkmayacağı ve ayrıca tanıkların beyanı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi yerine uygun bulunmayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/8254 E., 2018/11587 K.)
Ceza Davasının Olması Nedeniyle İsim Değiştirme Talebinin Reddedilmesi
Davacı dava dilekçesinde … olan isminin … olarak düzeltilmesini istemiş; mahkemece, davacının hırsızlık suçundan altı kaydının olduğu, herhangi bir arama durumunda adının değiştirilmesinin karışıklıklara yol açacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TMK’nın 27. maddesinde; adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebileceği, adın değiştirildiğinin nüfus siciline kayıt ve ilan olunacağı, ad değişmekle kişisel durumun değişmeyeceği bu değişiklikten zarar görenin bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebileceği hükme bağlandığından davacının adını değiştirme talebinin haklı nedene dayandığı, sabıkasının olmasının tek başına davanın reddi gerekçesi olmayacağı ve mahkemece, değişiklik kararı kesinleştiğinde ilgili yerlere bildirileceğinden karışıklık çıkmayacağı ve ayrıca tanık beyanı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi yerine uygun bulunmayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/7280 E., 2018/2786 K.)
Kişinin Çevresinde Farklı Bir İsimle Tanınıyor Olması
Davacı dava dilekçesinde, …olan adının Sozdar olarak değiştirilmesini istemiş; mahkemece, her ne kadar davacı çevresinde Sozdar adı ile bilindiğini iddia etmişse de Sozdar kelimesinin Kürtçe olduğu, davacının … Üniversitesinde … Öğretmenliği bölümünde öğrenci olduğu, davacının ileride yapacağı iş ile kullanacağı adının çelişkili olacağı, ayrıca Sozdar’ın söylenmesinin zor olduğu, davacının adını Sozdar olarak değiştirmesinde hukuki yararının bulunmadığı, davacının mevcut … adının kötü bir manaya gelmediği, gülünç ve alay edilecek bir nitelik taşımadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. TMK’nın 27. maddesinde, adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebileceği, adın değiştirildiğinin nüfus siciline kayıt ve ilan olunacağı, ad değişmekle kişisel durumun değişmeyeceği bu değişiklikten zarar görenin bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebileceği hükme bağlandığından; davacının adını değiştirme talebinin haklı nedene dayandığı, çevresinde Sozdar adı ile tanındığı iddiasının kolluk ve tanıkların beyanı ile kanıtlandığı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi yerine uygun bulunmayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/7950 E., 2018/11588 K.)
İsminin Başına Farklı İsim Ekleme, Çevrede İki İsimle Tanınma
Davacı dava dilekçesinde, Adil olan isminin başına …. adının eklenmesi suretiyle adının değiştirilmesini istemiş; mahkemece, davacının kullanmış olduğu Adil isminin küçültücü, gülünç ve alay konusu, anlaşılması ve söylenmesinde zorluk olmadığı, mevcut isminin olumsuz bir özellik içermediği, sadece mesleğine uygun olması için …. ismini kullanmak istediği, bu durumunda adın değiştirilmesi için yeterli haklı neden olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. TMK’nın 27. maddesinde; adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebileceği, adın değiştirildiğinin nüfus siciline kayıt ve ilan olunacağı, ad değişmekle kişisel durumun değişmeyeceği bu değişiklikten zarar görenin bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebileceği hükme bağlandığından, dinlenen tanık da davacının istemini doğrular beyanda bulunduğundan davacının adını değiştirme talebinin haklı nedene dayandığı, mahkemece, değişiklik kararı kesinleştiğinde ilgili yerlere bildirileceğinden karışıklık çıkmayacağı ve ayrıca tanık beyanı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi yerine uygun bulunmayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/7435 E., 2018/11219 K.)

