Yabancıların şikayetçi olması Türkiye’de sık karşılaşılan bir durumdur. Türkiye’de nasıl Türk vatandaşları savcılığa suç duyurusunda bulunabiliyorsa aynı şekilde yabancıların şikayetçi olması da mümkündür.
Aşağıda yabancıların Türkiye’de şikayetçi olması ile ilgili süreci tüm detayları ile birlikte anlattık. Sık sorulan soruları yanıtladık.
Yabancılar Türkiye’de Suç Duyurusunda Bulunabilir mi?
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması mümkündür. Yabancı kişiye karşı Türkiye’de bir suç işlendiği zaman, yabancıların şikayetçi olması gerekir. Bu şikayet savcılıklara veya polis merkezlerine yapılır.
Türkiye’de yabancıların suç duyurusunda bulunmak veya şikayetçi olmak istemesi durumunda bunun etkili olması ve hata içermemesi için muhakkak Türkiye’de ceza avukatı yardımı almak gerekir. Çünkü 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, yabancıların şikayetçi olması ve suç türleri konusunda detaylı kurallar içerir.
Türkiye’de “suç duyurusu / ihbar” ve “şikayet” dediğimiz iki farklı işlem vardır.
Suç duyurusu / İhbar: Türkiye’de bazı suçlardan ötürü savcılık soruşturması yapılabilmesi için zarar gören kişinin şikayet etmesi zorunlu değildir. Çünkü bu suçlar daha çok toplumu ve kamu düzenini ilgilendirir. Bu nedenle bazı suçlardan ötürü verilen dilekçe hukuken “suç duyurusu” veya “ihbar” niteliği taşır. Tehdit, öldürme, rüşvet, şantaj vb. suçlar bu şekildedir.
Şikayet: Türkiye’de bazı suçlardan ötürü savcılık soruşturması yapılabilmesi için zarar gören kişinin şikayet etmesi zorunludur. Bu suçlar doğrudan zarar gören kişiyi ilgilendirir. Bu nedenle bu suçlardan ötürü verilen dilekçe hukuken “şikayet” olarak nitelendirilir. Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma gibi suçlar bu şekildedir.
Yabancılar Hangi Durumda Suç Şikayeti Yapabilir?
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması, Türk Ceza Kanununda veya sair diğer kanunlarda yer alan herhangi bir suça maruz kalmaları halinde mümkün olur. Örneğin, Türkiye’de hakarete uğrayan yabancı, tehdit edilen, kendisine şantaj yapılan, dövülen, hırsızlığa maruz kalan, arabasına zarar verirken vb. her türlü suça maruz kalan yabancılar savcılığa şikayet dilekçesini verebilir.
Türkiye’de Şikayet Süresi Var mı?
Yukarıda suç duyurusu / ihbar ve şikayet farkından bahsettik. Bu iki grup arasındaki farklardan biri de şikayet süresi olarak karşımıza çıkar.
Genel olarak, ihbara tabi olan suçlarda şikayet süresi yoktur. Bunlar her zaman savcılığa bildirilebilir. Sadece ceza davaları için suç tipine göre değişen zamanaşımı süreleri vardır. Bu süre içerisinde şikayette bulunmak gerekir. Örneğin tehdit suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Genel olarak, şikayete tabi olan suçlarda ise 6 aylık hak düşürücü süre (TCK m.73) vardır ve bu süre yabancılar için de geçerlidir. Yurt dışında işlenen suçlarda bu süre, yabancının Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten itibaren başlar (TCK m.11/2).
Yabancıların Şikayetçi Olması Durumunda Hangi Deliller Önemlidir?
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması durumunda, suçun gerçekten işlendiğine dair deliller ortaya koyması gerekir. Ancak bu görev sadece yabancıya ait değildir. Savcılar da kendiliğinden suçu araştırmakla görevlidir. Tabii ki de en iyisi, yabancı kişinin suça ilişkin delillerini, savcılığın da işini kolaylaştıracak şekilde, bir bütün ve anlaşılır olarak hazırlamasıdır.
Yabancıların şikayetçi olması durumunda hangi deliller en çok önem taşır:
- Mesaj Ekran Görüntüleri: Sosyal medya ve WhatsApp gibi yazışma uygulamalarındaki ekran görüntüleri önemli bir delildir. Ancak rastgele alınan ekran görüntülerine dayanarak ceza verilmeyebilir. Ekran görüntüsü, ekran video kaydı olarak alınmalı, gönderen kişinin telefon numarası profiline girilerek gösterilmelidir. Ekran görüntülerinin delil olup olmayacağı pek çok kez yargı kararlarında tartışılmış ve önemli detaylar ortaya çıkmıştır. Bu delil hazırlanırken muhakkak avukat yardımı alınmalıdır.
- Video Kaydı: Video kayıtları da önemli deliller arasındadır. Ancak bu video kayıtları bir polis mobesesi veya bir işyeri kamerası ise bilinmelidir ki bu kayıtlar düzenli aralıklarla silinmektedir. Bu nedenle çok hızlı bir şekilde kayıtların elde edilmesi için hızlı hareket etmek gerekir. Eğer kişi kendisi suçun işlenmesini videoya kaydetmişse, bunlar da bazen hukuka uygun bazen de hukuka aykırı sayılır. Bunun değerlendirmesi muhakkak avukat yardımı alarak yapılmalıdır.
- Tanık: Tanık anlatımı Türkiye’de en önemli deliller arasındadır. Tanıkların muhakkak görgüye dayalı bir anlatımı olmalıdır. Gördüklerini değil, sadece duyduklarını anlatan tanık önem taşımaz. Tanıkların doğru zamanda doğru bir usul ile konuşması çok önemlidir.
- Hastane Kayıtları: Hastane kayıtları da suçun tipine göre önemli delil niteliğindedir. Ancak soruşturmaya konu edilen suç için bu kayıtların hangisinin alınacağı, hangi kısmın ne şekilde olması gerektiği çok büyük önem taşır.
Bunların haricinde; banka dekontları, darp raporu, sözleşmeler, e-posta kayıtları, HTS (konum bilgisi) kayıtları, uçak bilgileri vs. pek çok şey delil olabilir.
DİKKAT: Burada en önemli husus, savcılığın işini kolaylaştırmak ve sürecin doğru bir şekilde ilerlemesini sağlamak için delilleri olması gerektiği şekilde hazırlamaktır. Bunun için yabancıların muhakkak deneyimli bir avukattan yardım alması gerekir.
Türkiye’de Şikayet Dilekçesinden Sonraki Süreç ve Aşamaları
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması sonrasında iki aşamalı bir süreç vardır. Birincisi savcılık aşaması, ikincisi mahkeme aşamasıdır.

Türkiye’de Savcılık (Soruşturma) Aşaması
İhbar veya şikayet dilekçesi sonrasında savcılık, sunulan delilleri inceler. Şikayet edilen kişiyi veya kişileri ifade için çağırır. Gelmezlerse zorla getirtir. İfadelerini alır. Delilleri değerlendirir. Gerekirse savcı kendisi delil arar. En sonunda da dava açıp açmamaya karar verir.
Soruşturma aşamasında yabancılar, soruşturma dosyasını takip edebilir. Savcılık işlemlerini öğrenebilir. Gerektiği yerde ek dilekçe sunabilir, delil getirebilir. Yabancılar, ifadesinin alınmasını istediği veya elde edilmesini istediği delil varsa, bunun için savcıdan talepte bulunabilir.
Süreç tamamlandığında yeterli delil bulunmuşsa savcı tarafından ceza davası açılır. Yeterli delil bulunamadıysa “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verilir. Bu karar “dava açmamı gerektiren bir durum yoktur” anlamına gelir. Bazen deliller yetersizdir, bazen de suçun işlenmediği ortaya çıkmıştır. Bu tür durumlarda “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verilir.
Çok nadir de olsa, savcılar bazen “soruşturmaya yer olmadığına dair karar” verir. Bu da daha en baştan, soruşturma yapmaya gerek olmadığı anlamına gelir. Daha çok yaşanması imkansız olaylardan ötürü yapılan şikayetlerde bu durum ortaya çıkar.
Ancak nihayetinde deliller düzgün bir şekilde sunulursa ve soruşturma aşaması doğru bir şekilde takip edilirse savcı tarafından “iddianame” evrakı hazırlanarak ceza davası açılır. Bu aşamaya gelebilmek için sürecin deneyimli avukatlar tarafından takip edilmesi gerekir.
Türkiye’de Ceza Mahkemesi (Dava) Aşaması
Türkiye’de yabancıların şikayette bulunmasının ikinci aşaması ceza davasıdır. Savcının asıl görevi delilleri topladıktan sonra suç oluştuğu kanaatine varınca dava açmaktır. Asıl yargılamayı ceza mahkemesi yapar. Suçun ağırlığına-hafifliğine bağlı olarak “Asliye Ceza Mahkemesi” veya “Ağır Ceza Mahkemesi” yargılamayı yapar.
Soruşturma aşamasında “şüpheli” olan kişiler artık dava aşamasında “sanık” olurlar. Mahkeme sanıkları dinler, şikayetçiyi dinler. Delilleri değerlendirir ve yargılamasını yapar. Nihayetinde çeşitli kararlar verebilir. Bunlardan bazıları:
- Beraat Kararı: Sanıkların suçu işlediğine dair yeterli delil yoksa veya suçu işlemedikleri ispat edilmişse mahkeme beraat kararı verir.
- Davanın Düşmesi Kararı: Şikayetçi, şikayetinden vazgeçerse mahkeme davanın düşmesine karar verir.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması: Sanık hakkında hükmedilen ceza, 2 yıl veya daha altında ise, mahkeme “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verebilir. Bu durumda sanık hapse girmez. Ancak sanık hakkında 5 yıllık denetim süresi başlar. Bu süre içerisinde kasıtlı başka bir suç işlerse her iki suçun cezasını birlikte çeker. Bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemezse sanki suçu hiç işlememiş gibi sonuç doğar.
- Cezanın Ertelenmesi: Bazı durumlarda “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” yerine “cezanın ertelenmesi” kararı verilir. Bu aslında “cezanın infazının ertelenmesi” değildir. Bu karar da “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına benzer. Ancak burada 3 yıllık denetim süresi uygulanır ve bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlenmemesi durumunda sanki bu cezası “infaz edilmiş” gibi sonuç doğar.
- Adli Para Cezası: Türkiye’de bazı suçlarda doğrudan adli para cezası verilirken bazı suçlarda ise hapis cezası adli para cezasına çevrilir. Bazı durumlarda ise hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilir.
- Hapis Cezası: Yabancıların Türkiye’de şikayetçi olması, bazı durumlarda sanık hakkında hapis cezası verilmesine neden olabilir.
ÖNEMLİ: Mahkemenin vereceği karar, şikayetçinin süreci ne kadar yakından takip ettiği ile doğrudan alakalıdır. Bu nedenle Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması durumunda deneyimli avukatlarla çalışması önem taşır.
Türkiye’de Yabancıların Şikayetçi Olması Durumunda Hangi Hakları Vardır?
Türkiye’de savcılığa suç duyurusu yapan yabancılar Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında bazı temel haklara sahiptir. Bunlardan bazıları:
- Tercüman Hakkı: Yabancı kişi meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa, CMK’nın 202. maddesi uyarınca soruşturma evresinde (ifade ve şikayet sırasında) kendisine Cumhuriyet savcısı veya hakim tarafından bir tercüman atanır. Şikayetin esaslı noktaları bu tercüman aracılığıyla tutanağa bağlanır.
- Delil Toplanmasını İsteme Hakkı: Türkiye’de şikayette bulunan yabancılar, gerek savcıdan gerekse ceza mahkemesinden eksik delillerin toplanmasını talep edebilirler. Bu delillerin nasıl elde edileceğine dair yol gösterebilirler.
- Bilgi Alma / Belge İnceleme Hakkı: Gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma yani mahkeme aşamasında yabancı kişilerin ve avukatlarının dosyayı inceleme ve bilgi alma hakkı vardır. Dosyadaki belgeleri, gizlilik kararı olmadığı sürece görebilir ve bir nüshasını alabilirler
- Duruşmalara Katılma Hakkı: Türkiye’de yabancıların şikayette bulunması durumunda, bu yabancı kişiler, avukatları ile birlikte veya avukatları olmadan duruşmalara katılıp takip edebilirler.
- Tanık Dinletme Hakkı: Savcılık aşamasında ve dava aşamasında en önemli haklardan biri tanık dinletme hakkıdır. Yabancıların da Türkiye’de tanık getirerek dinletmeleri mümkündür.
- Soru Sorma Hakkı: Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması durumunda bu kişiler hem sanığa hem de tanıklara soru sorabilir. Bu soru sorma işlemi ve cevabı duruşmada olur ve mahkeme evrakına eklenir.
- Avukattan Yararlanma Hakkı: En önemli ve gerekli haktır. Yabancıların Türkiye’de soruşturma ve mahkeme aşamalarında her işlemde yanlarında avukat bulundurma hakkı vardır.
- Karara İtiraz Hakkı: Bir diğer önemli hak ise, savcı veya mahkeme tarafından verilen kararlara itiraz etme hakkıdır. Savcının veya mahkemenin verdiği kararın neden haksız olduğu dikkatli bir şekilde ortaya konulmalıdır.
Türkiye’de Şikayet Masrafları Ne Kadardır?
Türkiye’de şikayet veya ceza davasının masrafı yoktur. Suç, kamu düzenini de ilgilendirdiği için tüm masrafları savcılık öder ve sürecin sonunda sanığın haksız çıkması durumunda sanıktan alır. Eğer sanık beraat ederse savcılık öder. Şikayetçi herhangi bir şekilde masraf ödemez.
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması durumunda ödeyecekleri tek masraf kalemi avukatlık ücretidir. Baronun belirlediği tarifeye göre 2026 yılı için Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlarda avukatlık ücreti asgari 45.000 TL’dir. Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlarda ise asgari avukatlık ücreti 65.000 TL’dir. Bu belirtilen rakamlar, baronun asgari olarak zorunlu tuttuğu rakamlardır. Somut olayın özelliklerine göre avukatlık ücreti bu rakamlar veya daha fazlası olabilir. Net bilgi almak için avukata başvurmak gerekir.
Türkiye’de Yabancıların Şikayetçi Olması ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Türkiye’de yabancıların suç duyurusunda bulunması ile ilgili sık sorulan bazı soruları yanıtlamakta yarar görüyoruz.
Yabancı Uyruklu Biri Türk Avukata Nasıl Vekalet Verir?
Türkiye’de yasal olarak bulunan ve Türkçe bilen yabancı, herhangi bir notere giderek avukata vekalet verebilir. Türkçe bilmeyen yabancı ise, genellikle noterliklerle aynı bina içerisinde yer alan yeminli tercümanlar veya kendi getirecekleri yeminli tercümanlar aracılığı ile avukata vekalet verebilir. Ceza davalarında ve savcılık soruşturmalarında genel avukatlık vekaletnamesi yeterli olur.
Eşinden Şiddet Gören Yabancı Ne Yapmalıdır?
Eşinden şiddet gören yabancı kişi, savcılığıa şikayetçi olmadan veya olduktan sonra, 6284 sayılı kanun kapsamında uzaklaştırma kararı alabilir. Bu karar için şiddet tehtidi olması yeterlidir. Herhangi bir delile de gerek yoktur.
Yabancı Biri Türkiye’de Ceza Davası Açabilir mi?
Türkiye’de soruşturma dosyasını savcılar açar. Aynı şekilde ceza davasını da soruşturmanın sonunda savcılar açar. Kişiler yalnızca şikayet dilekçesi verebilir. Dolayısıyla yabancılar da ceza davası açamaz, sadece şikayet dilekçesi verebilir.
Yabancıların Şikayetçi Olması Durumunda Savcılık Hangi Kararları Verebilir?
Savcılık öncelikle şikayet edilen kişinin ifadesinin alınması için polis görevlendirir. Acil toplanması gereken deliller varsa bunları toplar. Gerekli görürse şikayetçiyi tekrar dinleyebilir. Alınması gereken tedbirler varsa alır. Eğer şikayet edilen kişinin fiili, tutuklanmayı gerektiriyorsa hakimden tutuklama talep edebilir. Bunlar şikayet yapılınca verilebilecek kararlardır. Sürecin sonunda ise, “takipsizlik” yani “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verebilir veya iddianame hazırlayarak ceza davası açabilir.
Yabancılar Şikayet Ettikleri Kişiye Karşı Tazminat Davası Açabilir mi?
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması durumunda, yabancı kişi maddi veya manevi bir zarara uğramışsa, ayrıca maddi-manevi tazminat davası açabilir. Bu davayı açabilmek için savcılık veya ceza mahkemesi aşamasının tamamlanmasına gerek yoktur.
Yabancıların Şikayetçi Olması Durumunda Deport Olur mu?
Yabancı kişiler sadece şikayetçi oldukları için deport edilmezler. Bunun için deport edilmelerini gerektiren özel sebeplerin varlığı aranır. Örneğin Türkiye’de yasal olarak bulunmuyorlarsa deport edilirler. Ancak bunun gibi özel durumlar yoksa deport edilmezler. En iyisi, şikayetin avukat aracılığı ile sunulmasıdır.
Yabancılar Sonradan Şikayetten Vazgeçebilir mi?
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olmasından sonra şikayetten vazgeçmeleri mümkündür. Ancak bunu yaparken dikkatli olmak gerekir. Şikayet dilekçesine yer alan olayın aslında yaşanmadığı gibi bir iddia durumunda şikayetçi için iftira suçu gündeme gelebilir. Ama sadece şikayetten vazgeçme olursa burada iftira suçu oluşmaz. Şikayete tabi olan suçlarda şikayetten vazgeçilebilir. İhbar edilen suçlarda şikayetten vazgeçme olmaz.
Yabancıların Şikayetçi Olması Haksız ise İftira Cezası Verilir mi?
Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması durumunda bazen iddia ispatlanmayabilir. Ancak bu, yabancı şikayetçinin iftira attığı anlamına gelmez. Yalnızca iddia ettiği suçu ispatlayamadığı anlamına gelir. Bu nedenle iftira cezası verilmez. İftira cezası verilebilmesi için şikayetçinin aslında olayın öyle olmadığını biliyor ama buna rağmen yalan beyanda bulunuyor olması lazım. Bunun ispatı çok zordur.
Yabancıların Şikayetçi Olması Durumunda Şikayet Edilen Kişi Hemen Tutuklanır mı?
Ceza Muhakemesi Kanununa göre tutuklama bir tedbirdir. Şikayet edilen kişinin kaçma şüphesi, delil karartma şüphesi vb. durumlara göre yargılamayı boşa düşürmemek için verilen bir tedbirdir tutuklama. Bu tür bir durumda şikayet edilen kişi tutuklanabilir. Bunun için hakimde suçun işlendiği yönünde kanaat oluşması gerekir. Ayrıca kanunda bazı suçlarda tutuklama nedeni var kabul edilir denilmektedir. Yağma, öldürme, uyuşturucu ticaret vb. suçlar bu şekildedir.
Yabancıların Şikayetçi Olması Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yukarıda Türkiye’de yabancıların şikayetçi olması durumunda nasıl bir süreç ile karşı karşıya kalacaklarını anlattık. Süreç her ne kadar karmaşık gibi görünse de Türkiye’de avukat yardımı alınarak kolay bir şekilde tamamlanabilir. Yabancıların bu süreçte delillerini doğru bir şekilde toplaması ve süreci sıkı şekilde takip etmesi gerekir. Bunun için de avukat yardımı almak büyük önem taşır.

